İnsan Olmak Kul Olmaktır

İnsan Olmak Kul Olmaktır

İnsan, kâinatın esrar hazinesi.
İnsan, manevi âlemin özü, hedefi, maksadı.
İnsan, Allah’ın sonsuz güzellikteki eserleri içinde her eseri ruhunda aksettiren baş eser.
İnsan, Şeytanın;
-Benden şerefli kıldığın bu (adam da) kim oluyormuş bana haber ver.(El-İsra:62) diye kıskandığı.
İnsan, Allahın:
-Andolsun ki biz Ademoğlunu üstün bir izzet ve şerefe mazhar kılmışızdır. (El İsra:70) diye şeytanı hezimete uğrattığı bahtlı varlık.
İmanda kemal derecesine, ihlasta veli kullara, ibadette abidlere, zikirde vecd ehline, ahlâkta Peygamber ve sahabelerin işaret ettikleri yolara erişen ve meleklerden üstün bir derece ile Allah’ın rızasına eren insan bu meziyet ve şerefin dışına çıkınca hayvandan da aşağı seviyelerde sonsuz yok oluşa düşen ebediyet yolcusudur.
Yeryüzü insanın mezrasıdır. Ama insanlık mezrada yayılan bir sürü gibi, sadece yemek, içmek, uyumak, dinlenmek, sonra kalkıp tekrar yemek ve içmek için yaratılmamıştır. Çünkü insan, hayvan değildir.
İnsan Allah’a kulluk gayesiyle yaratıldığına göre, bu gayeyi en üstün planda gerçekleştirmek, onun dünyadaki varoluş hikmeti ve en üstün en öncelikli vazifesidir.
Allah’a kul olmak her şeyden önce, Allah’ın insanlar üstündeki sonsuz hakkına hürmet etmek niyeti ile başlar.
Kul isyan etmez. Allah’ın buyruğuna isyan etmek, Allah’ın kulları üstündeki sonsuz hakkını tanımamak demektir. İsyan ederse kul olmaktan çıkar. Kul olmaktan çıkan kendi yaratılış gayesinden sapmış demektir.
Allah’a kul olmaktan kaçanlar, Şeytana kul olurlar. İnsan olmak kul olmaktır. Bir Allah'a kul olmak gerçek hürriyettir.


"İnsan tek damla kan ve binlerce endişe’den ibaret"
Sâdi

Özcan İşler







Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski