Her Sabah Gül Açar, Akşam Gül Kokar
Sevdalanmış gölü, bir gece avuçlamış göğün rengarenk yıldız cümbüşünü. Her anı mutluluk akan zaman nehrinde yıkanmış, binlerce sene yaşamış sanki! Can gözüyle değil canan gözüyle bakanlar görür; daha şeffaf, daha parlak kuytularını, koylarını, kumsalını ve karabataklarını. Yokuşları susatmaz, çıksan. Yangını korkutmaz. Her rengin, ebruları yürür gölünün sularında. Kangurunun torbasında yavrusu gibidir Sivrinin eteğinde Eğiridir.
Bazı sabahlar da sisleri karışır yalçın kayalıklara, şehrin yüzünde bir gizem gezinir. Adalar rakkase olur, dumanlar arasında. Çağların en güzelini yaşar Eğirdir şairlerin mısralarında. Tarih en meşhur toplarını patlatır yüreklerde. Bir zamanlar trenler hasret getirir, aşk götürürdü. Kale önünden başlar iş şehrin bütün sokaklarına yayılır, hanımeli gibi menekşe gibi sardunyalar, güller gibi. Gül açar sabahı gül kokar akşamı.
Dertlilerin bile mesut olduğu; acıların hamur olup taze simit gibi kokması vardır mahallelerde. Huzurun demini içer halk kahvehanelerde. Yükü olanlar yükünü boşaltır, çöpü olanlar çöpünü. Eğirdir nereye saklar bu koyu rengi? Gölünde dört mevsim renklerin cengi. Gece manevi rahmet pınarları yıkar sabaha kadar her köşe bucağını. Her yeni günde tertemiz bir ümit doğar ufuklarda güneşle el ele.
Bağları ayrı güzel, dağları ayrı güzel. Suyla toprağın ve mavi ile yeşilin gökkuşağı misali göz alıcılığı yapışmış. Güzeli sevenin hayır demeyeceği rüyalar şehri şirin Eğirdir. Dünyanın envai çeşit doğal güzelliklerinin bir arada sunulduğu, aşkın en güzelinin yaşandığı hakikat örtüsünün en temiz en doğal ve en saf halidir.
Kelimelerin gücü yeterdi belki, kalem ve kelam erbapları anlatsa bu güzellikleri; aşığı ordu okuyanlar görmeden. Günler baharı solurken gönüllerde de bir bahar esintisi. Bundan sonra, her sabah gül açar, akşam gül kokar. İçimi titretiyorsun hasretinle hep ayrılığı düşündüğümde. Ateşlere düşüyorum uyanıyorum, uçurumlardan aşağı düşüyorum uyanıyorum.
Uzun kısa ayrılıktan sonra her dönüşümde; bahtiyar oluyorum.
özcan işler
