Zulme Bulaşan da Kurtulur mu?


         


 Zulme Bulaşan da Kurtulur mu?

En zor olan insanın pişmanlıklarıyla dolu yaşamının bir noktasında, yahu ben ne yapıyorum dedikten sonra, kendisiyle hesaplaşmasından başlayarak verdiği doğruya, giderek dosdoğruya olan savaşından galibiyetle çıkmasıdır. Hiç bir savaş bu kadar zorlu değildir. Çünkü dost ta düşman da aynı bedendedir, aynı ruhtadır. Bu savaşta doğru ve güzele yönelirken çevrendekilerin çoğunluğunun hatta nerdeyse hepsinin yanlış davranışları nasıl doğru diye kabul ettiklerini, kendilerini savunurken de; Canım herkes yapıyor da ben yapınca mı yanlış oluyor dediklerini göreceksin. 
Ama çoğunluğa uymayacaksın .Yalnızlığa doğru itildiğini hissedeceksin ama bu seni çok ta üzmeyecek. Çünkü yönünü güzel düşünüp güzel davranmaya dönmüşsün ve Allah’ı daha çok anar olmuşsun, fakat bu anma namaz sonrasının 99 tespih tanesiyle anmaya hiçte benzememektedir. Seninki anlayarak bir anmadır ezbere değil. Kur’an ayetlerinin manalarını öğrenmişsin ve onlar bir bekçi gibi her adımda bir ikisi aklına geliverip sana yön vermektedir.Artık en ufak bir yanlışını bile şu sözle karşılıyor olacaksın.Hayır hayır ya tam doğru ol yada hiç uğraşma. Çıkarına göre doğruluk olmaz…
Şimdi geçmişteki hatalar ne olacak? O kadar zalimlikler yaptım ki affı mümkün mü diye düşündüğün anda Yüce Kur’an yine yardımına koşacak ve diyecek ki.Korkma zulme bile bulaşmış olsan bunları güzelliğe çevirirsen hiç kuşku duyma ki Allah affeder bağışlar.Burda azıcık tövbeye değinelim.Şu ağıza pelesenk olan tövbe, tövbe, tövbe diyerek ardı ardına sıralanana ondan sonra da unutulup dedikodu yapmaya başlanılan tövbeye kuraklık tövbesi diyebiliriz. Ama hem tövbe edip hem güzel düşünüp güzel davranmayı yaşam ilkesi haline getirenler var ya işte onlarınki de bolluk tövbesi olsa gerek. Yani, ben zulme bulaştım, yürekten bir tövbe ederim Allah bağışlar. Tamam da işi bu kadar ucuzlatarak insanları boş bir güvene sürüklemişiz yıllardır. Sadece bir tövbe kurtuldum, tamam. Kur’an öyle demiyor. Tövbenin karşılığını uzun bir güzellik çabasından sonra alabilirsin ancak diyor. Yani 1400 yıldır alıştığımız bedavacılığa son vermeden işimiz çok zor. Namazı kıldın herkesten üstünsün, kedilere ekmek et verdin, bir kuşun kanadını iyileştirdin, 20 000 kere la ilahe illallah dedin, birkaç kere aç doyurdun haydi iyi insan oldun.
Devamlı ol, devamlı ol, devamlı ol…ömrün x 365 kadar.
Devamlı olanların içinde bir güven gelişir.Onların tek korktukları adaletsiz bir iş yapmalarıdır. Her anları hak ve adaletten yana tavır almakla geçer. Bilirler ki her yaptıkları, her söyledikleri bir hard diske kaydediliyor. Bu disktekiler bir zamanda bir bir önümüze konacak ve biz diyeceğiz; bu nasıl bir şey en küçük olaylarımı en fısıltılı sözlerimi bile kaydetmiş, hiçbir şeyi unutmamış. İşte o anda şuna da tanık olup sevineceğiz;her iyiliğimiz kat kat karşılık görmüş. Bir de tersini düşüneyim diyorum ama aklıma bile gelince ürperiyorum…

Neml suresi 10,11,89. ayetler insana bunları çağrıştırıyor.

Neml10. "Asanı bırak!" Bunun üzerine Mûsa, asayı çevik bir yılan gibi titreyip kıvrılır görünce gerisin geri kaçtı ve arkasına bakmadı. "Korkma ey Mûsa, benim. Benim huzurumda, elçi olarak gönderilenler korkmaz."

Neml11. "Zulme bulaşan müstesna. O da bunu kötülüğün arkasından güzelliğe çevirirse hiç kuskusuz ben Gafûr'um, Rahîm'im."

Neml 89. İyilik ve güzellik getirene, getirdiğinden daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan güvene çıkmışlardır


özcan işler








Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski