Yarın İlk Teravih Namazından Sonra İlk Sahurla Birlikte
Onbir Ayın Sultanı RAMAZAN’a Hoş geldin diyoruz.
Eğirdir Müftüsü Abdurrahim KOCAGÖL Tüm Cami İmam Hatipleri
ve Din Görevlileriyle Yarın Bir araya Geliyor…
Müftü Abdurrahim KOCAGÖL RAMAZAN Ayına Girmemiz nedeniyle
yazılı bir açıklama yaptı
RAMAZAN
İslam dinine göre ibadetlerin belirli vakitleri vardır. Oruç ibadetinin
vakti de Ramazan ayıdır.Bu ayda Oruç tutmak, erginlik çağına gelmiş, akıllı
olan tüm Müslümanlara farz kılınmıştır. Ramazan ayının dinimizde çok büyük bir
önemi vardır. Bu ay diğer aylardan ayrılmış ve on bir ayın sultanı olarak
adlandırılmıştır.
İnsanlığı,Fikri
ve Ahlaki sapıklıktan, cehaletten kurtarıp,ilme,medeniyete ve dolayısıyla ebedi
saadete ulaştıran yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında indirilmeye
başladığı için bu aya bir anlamda “Kur’an” ayı denilmektedir. Kur’an-ı Kerimi
peygamberimize getiren Cebrail (A.S) her yıl Ramazan ayında peygamberimize gelerek
o güne kadar nazil olan Kur’an ayetlerini
karşılıklı olarak birbirlerine arz ederlerdi. Bu karşılıklı arz etme işi
23 sene sürmüştür.
İslam aleminde
ve özellikle ülkemizde geniş uygulama alanı bulmuş olan “Mukabele geleneği”nin
temeli Hz.Peygamber (A.S) ile Hz. Cebrail arasında vuku bulan ve her yıl
Ramazan ayında gerçekleştirilen işte bu
“arz” keyfiyyetidir.
Ramazan ayında
farz olan orucu tutmak çok önemlidir. Çünkü oruç insanı nefsinin aşırı
arzularından ve maddi ihtiraslarından kurtarıp yücelten, içimizi kötü
düşüncelerden, dışımızı çirkin davranışlardan temizleyen ve adeta melekleştiren
bir ibadet şeklidir.
Oruç tutmanın
bir başka özelliğini de Peygamberimizin şu sözlerin de buluyoruz.”Bir kimse
inanarak ve mükafatını umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları
bağışlanır,”
Yine Hz.
Peygamber(A.S) şöyle buyurmuştur.”Oruç bir kalkandır. Sizden herhangi biriniz
Oruçlu olduğu günde çirkin söz söylemesin, herhangi bir kimse kendisine
sataşacak olursa ben oruçluyum desin.”
O bakımdan
Oruç tutan kişinin, kulağının, gözünün, dilinin, bütün azalarının oruç tutması
gerekir. Oruç tuttuğu gün ile oruçlu olmadığı gün arasında bir fark olmalıdır.
Oruç büyük bir
sabır ve fedakarlıkla yerine getirilen bir ibadettir.Bu sabır ve fedakarlık;
ancak Allah için yapılır. Oruç ibadetini yerine getirenler, cennette kendileri
için özel olarak ayrılan bir kapıdan gireceklerdir.
Oruç, iman ve
ihlasla samimiyeti simgeleyen tamamen Allahla kul arasında olan müstesna bir ibadettir.
Sevabını da Allah takdir edecektir. Çünkü oruç Allah ve Ahiret inancı konusundaki samimiyetin
göstergesidir. Oruç aynı zamanda bir azim ve irade terbiyesidir. Bu ibadetle
insan nimetler içinde olsa da belli bir zaman süresince onlardan
yararlanmayarak itaat konusundaki kararlılığını ve iradesine hakim olmadaki
başarısını ortaya koyacaktır.
Orucun temel
hikmetlerinden biri de açlık ve ızdırap içinde olan Müslümanların
sıkıntılarının aynısını tatmak ve onların dertlerini ve acılarını anlamaktır.
Ramazan
geceleri de camilerin ve mescitlerin dolmasıyla cemaatin büyük bir coşku ile
kıldığı Teravih Namazları da sadece bu aya mahsus bir ibadettir.Oruç tutanları
derin bir huzur ve manevi zevk
duyduğu sahur ve iftar sofraları da Ramazana ayrı bir anlam kazandırmaktadır.
Ramazan ayının
Kur’an ile özel bir bağlantısı vardır.Bunu Bakara suresinin 18. ayetinden
öğreniyoruz.
“Ramazan ayı,
insanlara yol gösterici doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri
olarak Kur’anın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayına erişen onda
oruç tutsun. Kim onda hasta ise veya yolcu ise, tutamadığı günler sayısınca
başka günlerde tutsun.Allah sizin için kolaylıklar ister, zorluk istemez. Bütün
bunlar sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı
tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.”
Ramazan ayı
mağfiret ayıdır. Yapılan iyiliklerin karşılığı kat kat olması için bu günler
bir fırsattır. Aklı selim olanlar bu fırsatları kaçırmamalıdır. Diğer aylardaki
iyiliklere bire on, belki bire 100 sevaplar verilecektir. Bu aydaki iyiliklere
sonsuz sevap verilir.
Ramazan ayı
içerisinde bin aydan daha hayırlı Kur’anda övülen ve Kur’anın indirildiği bir
gece bulunmaktadır ki; o da “Kadir Gece”sidir.
Kadir Gecesi
Cenab-ı Hakkın rahmet deryasının coşup taştığı bir gecedir. Peygamber (SAV)
şöyle buyurmuştur: Faziletine inanarak ve mükafatını umarak Kadir Gecesini ihya
eden kişinin geçmiş günahları bağışlanır.
Peki Ramazan
ayını en iyi şekilde değerlendirebilmek için neler yapmalıyız diye düşünürsek
şöyle özetlememiz mümkün. Yani hedefimiz şu şekilde belirlenmeli;
-
Çok Kur’an-ı Kerim okumak ve hatim indirmek,
-
20 rekatlık Teravih Namazını cemaatle camide kılmak,
-
İftar saatlerinde ümmeti Muhammed için dua etmek,
-
Sahura mutlaka katlmak ve bu saatte dua etmek,
-
İhtiyaç sahiplerine, komşulara ve akrabalara iftar
vermek,
-
Sadaka ve bağışları bu ayda biraz daha artırmak,
-
Allah’ı çok zikretmek,
-
Gıybet, suizan, yalan, Dedikodu vs. gibi günahlardan
uzak durarak orucumuzu lekelememek,
-
Ramazanımızı bereketlendirmek için fıtramızı vermek,
-
Kötü huy ve davranışlarımızı terk etmek ve tekrar aynı
hataya düşmemek için Allah söz vermek lazım,
-
Ramazanı tebrik etme adına tanıdık tanımadık insanları
ziyaret ederek tebrikleşmek,
-
Kadir Gecesi, Ramazan ayının herhangi bir gününde olabilir
düşüncesiyle ay boyunca ibadetle meşgul olarak o mübarek geceden istifade
etmeyi arzulamak mü’minlerin hedefleri olmalıdır,
Allah
yapacağımız her türlü ibadetlerimizi kabul buyursun. Ramazan-ı Şerifiniz
mübarek olsun.
Abdurrahim
KOCAGÖL
Eğirdir
İlçe Müftüsü