Ne de güzel esiyor rüzgar;serin.Mevsim de güzel;yaz.Aylardan da temmuz.Bir de ayın 15 i,büyük ikramiye vurmuş biz memurlara daha ne isteriz ki.Balkonumun kenarında Rabbin hediyesi beyaz dutlar ermiş bir bir düşmekte.Kopardım dalından attım ağzıma bir kaç tanesini.Dutun yanıbaşında ceviz ağacı,o benim farkımda,ben de onun farkındayım."Az biraz bekle diyor bana,dutun elleri boşalınca,benim ellerimdeki meyvelerim olgunlaşacak,sıra gelecek bana ama azbiraz bekle!" Ömür beklemek değilmidir,beklemekten öte ne gelir elimizden.Dedim ona."Beklerken,şükretmektir hayat" dedi cevizin yanıbaşındaki üzüm omçası ve ekledi; "Bak bizlere,kaç kışın izi var içimizde ama feryat figan etmeyiz en kara kışlarda,en susuz geçen baharlarda bile.Böyle zamanlarda,panik yok Allah var deriz biz nebatat fısıltıyla birbirimize.O ki bizi ne unutur ne de yalnız bırakır.Herbirimiz O nun farklı isimlerini fısıldarız sizlere.Bak balkonundan gözüken şuan ak köpüklü dalgalar içinde süzülen göl her dem ya Rahim der size dalga sesiyle." Ya sen hangi ismini hecelersin. "O nu da sen bul. Yabancı dil öğrenmek için kursa giden sen, bizim dilimizi öğrenmek için incelmelisin,öyle incelmelisin ki dallarımıza konan kuşların,börtü böceğin birbirleriyle yaptığı muhabbeti tercüme edebilmelisin." Kafamı buluyorsun benimle,ben kendi lisanımı bile anlayamıyorum ki değil ki sizinkini anlıyacağım. deyince ben.Omçanın ardındaki balkona gölge ve erik bırakan erik ağacının sesi işitildi; "Recep,Şaban,Ramazan la tanışıp,onlarla muhabbetini ilerlet o halde.Onların görevi budur.Size ilham ve ders verir." Recep ile Şaban ın şehrimize teşrif ettiğini duymuştum ama henüz tanımak şerefine erişemedim onlarla.Duydum ki Şaban toparlanıyormuş terki diyar edecekmiş bir süreliğine. O taşınınca Ramazan gelip yerleşekmiş onun mektebine,kimbilir ondan alırım bir parça ders..Tam bu esna da rüzgar şiddetini artırdı.Yaz günlerini severim.Sahile bakan hayatı da severim. Sahilli yaz günlerini ve hele bir de rüzgar eserse o günleri bir başka severim.Eğirdir i sevmem sırf bu yüzden.Bak işte yine dallardaki yaprak seslerine göl sesi karıştı tabiat orkestrası sanatını icra ediyor bütün haşmet ve görkemiyle.Maestro yönlendiriyor onları sesleri bir alçalıp,bir yükseliyor.Bu eşsiz resitali bırakıp sünnet düğününe katılmam icap ediyor.O da ayrı bir gösteri ama tabiatın ki kadar değil.Çünkü tabiat hiç ara vermeksizin cansiparene yerine getiriyor görevini beşer tayfası ise şaşıp,şaşkınlık yapıp şaşırıyor çok kere.Kerem,Rahman,Rahim,Ber olan affından ve lütfundan şüphe duyulmayan sebebi hayatımız da olmasa yaşamak çekilecek,katlanılacak dert değil.
AHMET YETKİN
