EĞİRDİR MESLEK YÜKSEKOKULU’ NDAN EĞİRDİR TURİZMİ ADINA YENİ YAKLAŞIM


EĞİRDİR MESLEK YÜKSEKOKULU’ NDAN EĞİRDİR TURİZMİ ADINA YENİ YAKLAŞIM

“Eğirdir elmadan yapılan heykeller ile daha iyi tanıtılabilir, Eğirdir elmada marka şehir olabilir.”

 Isparta ve Eğirdir’ de turizmin gelişimine katkı sağlayacak olan önerisi ile ilgili olarak görüşlerini aldığımız SDÜ Eğirdir Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı Öğr. Elemanı Okt. Çetin MEYDAN’ ın açıklamaları şöyle:

Eğirdir elmadan yapılan heykeller ile daha iyi tanıtılabilir, Eğirdir elmada marka şehir olabilir.
Dünya’ da çeşitli tarımsal ürünlerin tanıtımı yetiştiği yerleşimleri tarımsal ekonominin haricinde, turizm öğesi olarak kullanılmasıyla yöre ve ülke ekonomisine katkı sağlıyor, üretilen ürün daha iyi fiyatlarla alıcısına ulaşabiliyor.
Bir turizm akademisyeni olarak Eğirdir elmasının diğer değerlerle birleşerek bir turizm ürünü olarak sunulabileceğini düşünmekteyim. Dünyadaki örneklere bakarsak:

San Fermin Festivali
Her yıl Kuzey İspanya’nın Pamplona şehrinde, 6–14 Temmuz tarihleri arasında Pamplona ve Navarre’nin koruyucu meleği San Fermin onuruna bir festival düzenlenir. Festival kapsamında birçok etkinlik yapılmasına karşın en ünlüsü kırmızı tişörtlü gençlerin boğalarla birlikte dar sokaklarda koşmasıdır. Bu nedenle ülkemizde festival, San Fermin adıyla pek bilinmese de Boğa Koşusu Festivali denilince hemen hatırlanır. (1)

İspanya Domates Festivali
Valencia’nın Buñol kasabasında her yıl Ağustos ayının son çarşambası öyle bir festival düzenlenir ki her yer domates kırmızısına bürünür. Bu, festivalde olgunlaşmış domatesler, havalarda uçuşur ve insanlar kendilerini adeta bir domates çorbasının içinde yüzerken bulur. La Tomatina; çılgın olmakla beraber, on binlerce katılımcısı ile oldukça dikkat çekici ve popüler bir festivaldir.
Sokaklarda, hiç tanımadığınız on binlerce insana özgürce ve onların canını acıtmadan ve rızalarını da önceden almış olarak bir şeyler fırlatmak; oldukça rahatlatıcı ve eğlenceli bir etkinlik. Ve işte bu nedenle İspanya Domates Festivali giderek yaygınlaşmakta ve yıllar geçtikçe daha fazla turist akınına uğramaktadır.
Festival, aslında bir hafta sürer ve hafta boyunca bu etkinliğe dans, müzik, geçit törenleri ve havai fişek gösterileri gibi alternatifler de eşlik eder. Domates savaşından bir gün önce ise safran, domates ve pilav ile yapılan Valencia’  ya özgü bir yemek çeşidi olan Paella yapımı yarışları düzenlenir.(2)

Mourjou Kestane Festivali
Her yıl ekim ayının son hafta sonunda düzenlenen lezzet dolu bir festivale çeviriyoruz gözlerimizi. Fransa’nın Cantal vilayetinde La Châtaigneraie’ ye bağlı Maourjou köyünde gerçekleştirilen Mourjou Kestane Festivali (La Fièira de la Castanha).
Maourjou köyü sakinleri, köylerini kestanenin merkezi olarak görmektedirler. İşte bu nedenle düzenlenen festivalde, kestanelerden yeme ve hatta kestane toplama şansı bulacaksınız. Ayrıca çeşitli kestane sergilerini gezebilir, kestane keşif turlarına katılabilir ve sunulan elma şaraplarından da dilediğinizce içebilirsiniz.
Kestane tadımlarının, kestane ile ilgili tüm etkinliklerin ve şarap sunumlarının yanı sıra festivalde; çeşitli konferanslar, eğlenceli balolar, konserler, genellikle yerel melodileri yansıtan ve yerel enstrümanları içeren sokak müzikleri, çocuklar için oyunlar, hikâye anlatımları, dans gösterileri, yürüyüş turları ve catering hizmetleri gibi etkinlikler de yer almaktadır.
Festivalde “kestane kebap” olarak adlandırabileceğimiz közleme kestanelerin yanında kestane ile yapılabilecek pek çok farklı lezzet de yer alır: kestane likörü, kestane püresi, kestaneli çikolatalar, kestane marmeladı, kestaneli tatlılar bunlardan bazılarını oluşturmaktadır. Katılımın ücretsiz olduğu festivale, her yıl on binlerce kişi akın etmektedir. Festivalde 2-3 ton civarında kestane közlenir ve 5000-6000 litre civarında elma şarabı tüketilir. (3)

İngiltere’de Çikolata Haftası
Yenmek üzere katı hâle getirilen ilk çikolata ise 1847 yılında yine İngiltere’de üretildi. Çikolatanın bugünkü hâline gelmesinde katkıları büyük olan İngilizler, çikolataya verdikleri değeri, her yılın bir haftasını tüm ülkede ona ayırarak gösteriyorlar. İngiltere’de her yıl ekim ayının ikinci haftası, “Çikolata Haftası” adı altında düzenlenen etkinliklere ayrılarak geçiyor. Hemen her şehirde düzenlenen etkinlikler, çikolata tutkunlarının ilgisini çekmenin yanı sıra bu harika yiyeceğin yapım aşamalarını öğrenmek isteyenlerin de merakını cezbediyor. (4)

Bu örneklerden sonra asıl bizi ilgilendiren menton limon festivali olmalıdır.
La Cité des Citrons’ yani Limon Şehir olarak da bilinen Fransa’nın sahil kenti Menton’ta her yıl şubat ve mart aylarında renkli ve ekşi bir festival düzenlenir; Menton Limon Festivali (Fete du Citron).
Limanları ve plajlarıyla ünlü bir Fransız Rivierası olan Menton, genel olarak emeklilerin yaşadığı bir kent olsa da turizm sezonunda fazlasıyla renklenmektedir. Limon Şehir olarak anılmasından da anlaşılacağı gibi her yerde narenciye ağaçlarına rastlanır. Buradaki The Palais Carnolès Bahçesi Avrupa’nın en geniş narenciye koleksiyonuna sahiptir.
Her yıl 200.000’den fazla izleyiciyi kendine çeken ve eğlenceyi, yaratıcılığı ve sanatı birbiriyle buluşturan festival, Dünya medyasının da ilgi odağı olur ve izleyicilere turunçgilin büyüleyici dünyasını keşfetme imkânı sağlar.
Festivalde yerli sanatçıların turunçgillerle yaptığı heykel, çizgi karakter, kale, yel değirmeni gibi eserler sergilenirken sokaklar dans ve müzikle şenlenir. Festival için her yıl yeni bir tema belirlenir ve turunçgillerden yapılan maketler temayla uyum sağlar.
Bu güne kadar festivalde, Sinema, Asterix, Ten Ten, Red Kit, Pinokyo, Alice Harikalar Diyarında, Dünya Adaları, Dünya Müziği, Hindistan, Brezilya ve İspanya gibi temalar kullanılmıştır.

Festivalde öne çıkanlar...
Altın Meyve Geçit Töreni
Turunçgilden yapılan maketler sergilenirken orkestra, bando, yürüyüş grupları ve dans eden insanlarla sokaklarda eğlenceli bir atmosfer oluşur.
Mehtaplı Geçit Töreni
Güneşin meyveleri ayla buluşurken parti başlar. Festival ışıkları altında dans edilirken havai fişek gösterileri yapılır.
Narenciye Sergisi
Jardins Biovès’a gidebilir, sergilenen eserleri görebilir ve yapılan turla turunçgil dünyasının dört bir yanını gezebilirsiniz. Festival süresince ücretli olan bahçeye diğer günler ücretsiz girebilme şansınız da var.
Işık Bahçeleri
Jardins Biovès’a gidenleri garip sesler, ışık kaynaklı garip yaratıklar, motifler ve görüntüler karşılar. Bu ışıklı ve sesli kompozisyon, katılımcılara kendilerini bir masal dünyasında hissettirir. (5)

Evet bu bilgilendirmeden sonra yapmamız gereken nedir derseniz, elmadan heykeller yapalım Eğirdir’ imizde.
2012 yılı eylül ayında gerçekleştirilecek olan elma, tarım ve hayvancılık fuarında eş zamanlı gerçekleşecek etkinlilerden biri olmalıdır elmadan heykeller. Şimdi aşağıdaki fotoğraflarda limon ve portakal değil de elma kullanıldığını düşünelim.

Bizde elma hasadı döneminde elmadan heykeller yaparak elmamızı markalaştırabilir, turistik bir ürün olarak satabiliriz.
Her yıl bir konsept belirlenebilir. Örneğin 2012 yılında masal ve çizgi kahramalarının heykelleri yapılabilir. Keloğlan, Nasrettin Hoca, Pinokyo, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler gibi. Yapılan Heykelleri elma ile giydirerek ve bunu Eğirdir’ in muhtelif yerlerine yayarak her mekanın gezilmesini ve şehrin hareketlenmesini sağlayabiliriz. Kale Meydanı’ na , Ada Yolu’ na, Ada Burnu’ na, Can Ada’ ya, Altınkum Plajı’ na ,İnek Denizi’ ne, Pınar Pazarı’ na, Akpınar Köyü’ ne vs. Birer tane heykel koyabiliriz.

Bu eserleri ortaya çıkartabilecek sanatçıların katılımı içi,  başta SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi olmak üzere diğer üniversitelere ve heykeltraşlarımıza davetler gönderebiliriz. İlgilerini çekeceğini sanırım.

Bu sayede basınında ilgisi çekilecektir. Biz nasıl İspanyada’ ki domates  ve boğa koşusu festivallerini izliyorsak elmadan heykellerimiz tüm Dünya ülkelerinde izlenecektir.














Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski