Cevherlerin yaratılmışlığı




















Cevherlerin yaratılmışlığı.

Ayn yada cevher: Görünen ve algılanan dünyadaki, maddi ve manevi her şey demektir.

Cevherlerinyaratılmışlığının kanıtları.

A-HABER: Allah haber vermiştir ki; her şeyi ben yarattım. İnsanlardan hiç kimse ben yarattım diyemez çünkü insan doğar ve ölür. Böyle bir şey ileri sürse onu küçüklüğünde gören ve doğumundan haberdar olan herkes karşı çıkacaktır. Böylece canlıların yaratılmış olduğuna hükmedilir. Zaten aklı başında hiçbir insan da bu iddiada bulunmamıştır.
B-DUYULAR: Her şey birbirine muhtaçlık (gereksinme) bağıyla bağlanmış olarak dönerdurur. Bir şeyler, bir şeylere hep bağımlıdır. Oysa Allah Kadimdi r(Başlangıcı olmayan) Allah ne bağımlıdır ne muhtaçtır. Canlılar ölüme giden bozulmayıdurduramazlar.Yani kendileri dışında bir varlığın varlığı ile varolmuşlardır. Yani hiç biri başlangıcını bilmez. Oysa Allah’ın başlangıcı ve sonuyoktur. O halde, başlangıcı ve sonu olan her şey yaratılmıştır. 
Yine duyularla algılanan her varlıkta,birbirine zıt özellikler vardır. Oysa zıtlıklar aynı anda bir arada bulunamaz.Ama gel gör ki bir aradadırlar.O zaman dıştan bir faktör onları bir aradatutmaktadır.Bu da yaratılmış olduklarını gösterir.
Alemlere baktığımızda çeşitli ve sonluparçalardan oluşmakta, büyümeleri, hacim kazanmaları, görülmektedir. Bu sonlu ve sınırlı parçalara sonsuzdur diyebilir miyiz? 
Yine iyi kötü, küçük büyük, güzel çirkin, aydınlık karanlık değişmenin ve sonlu olmanın belirtileridir.Bunlar değişir ve yo koluşa (Zeval) giderler. Çünkü aynı niteliğe sahipolmak güçlendirir. Parçalanma ve ayrışma ise güçsüzlüğün ve yok oluşun kanıtıdır. Yok olan ise kendinden olamaz (Kadim: Başlangıcı olmayan). Bazıları gözden yiter ama yok olmaz diyorlar ,onlara yanıtım bizler doğayı duyular ötesiverilerle değil gözümüzle tanırız.

ARAZ VEYA SIFAT

Araz nedir:Kendi başına uzayda yertutamayan şey-akıl renk koku gibi.Arazlar mutlaka bir taşıyıcı ile kendilerinibelli ederler.

Akıl yürütme yolu da aynıdır.Hareket vesükun bir cisimde aynı anda bulunmaz.Bir cisim ya hareket halindedir yadadurmaktadır.Bunların birinden ayrı olamaz. O zaman ya durma hali harekettensonradır,ya hareket hali durma halinden sonradır.Yani iki yarım olarakdüşünülür. Bu da yaratılmış olmanın kanıtıdır. Yani cisim ya durma halinin emrindedir, ya hareket halinin emrindedir. O zaman başkalarının menfaatine verilmiş olur. Yani kendini yaratmış olanın emrine. Cansız denen cisimler zaten emir altında başkalarının hizmetindedir. Doğaya bakalım, birleşme ayrışma, hareket sükun, kirli temiz, güzel çirkin, fazla eksik dediğimiz özelliklerden oluşmuştur. Bir şeyde aynı anda bunların ikisi deolamaz. Ardı sıra olur ki bu da yaratılmış demektir. Yani yoktan var edilmiştirler.
Yani bir ilk vardır ve o Allah’tır.Cisimilke karışırsa ve yeni bir vücut bulursa ilk olma özelliğini yitirir. Çünküoluşan her şey yaratılmış demektir.
İslam alimleri öteki dünyadaki yaşamın kesintilerle yenilenerek sürdüğünü ileri sürerler. Bunda çelişki var. Çünkü yoktan var edilmiş bir şey (Hades ), kıdemle (uzun zaman geçme hali-Allah’ın ebedi ve ezeli olması-başlangıcının ve sonunun olmaması) ilişkilendirilemez. Zaten ahret yaşamının sürekliliği, Allah’ın verdiği bilgi ile (Nas ile ) bildirilmiştir. Kabul edersen yaratılmışlığı da kabul edersin, kabul etmezsen nassa dayanarak inkarın temelsiz olur.
Yine bir şey,kendinden önce bir şeyle varolabiliyor. Bu durumda hem kendinin hem başkasının var olması düşünülemez.
Duyularımızın algıladığı her hareket, o tür geçmişin sonuncusudur. Oysa başlangıçsız (Kadim ) olanın sonu olur mu?
Cismin özüne dahil olmayan şeylerin bekasını (Zamanın bir biriminde var olmak ) savunanlar, renksiz bir şey var mı diye sorabilirler. Oysa cisim nasıl yoktan var edilmişse renk de öyledir.
Yoktan var edilme (La min şey ) bilinmemektedir diyenin kendinde olan, akıl, ruh, görme ve işitme duyusu gibi yeteneklerinde hangi şeyden yapıldığı bilinmez. Oysa bunlar vardır. (Akli hükümler için) Bu gerçek onların savlarını çürütür.
Alemin kadim olduğunu ve atomlardan yaratılmış (Cevher ül alem ) olduğunu kanıtlamak da akıl yürütmekle olacaktır. Doğa sürekli birleşir, ayrışır. Oluşan ahenk sanatın doruk noktasıdır. Doğanın tamamı duyulur alem statüsündedir. Bu nedenle, her türlü oluşumu, varlığa neden olan faktörden sonradır.
Alemin yaratılmışlığını nihai (Enson) noktada aydınlatmak insan gücünü aşar. Çünkü görme ve işitme duyusu alanına giren her şeyin, yaratılmışlığının kanıtı bellidir. Örneğin; başlangıç dönemini bilmez, bozulan yönünü düzeltmekten ve benzerini getirmekten habersizdir. Varlığını koruyamaz. Temel yapısını değiştiremez. Yani kısacası alemler dışarıdan bir etki ile yönetilmektedir.
Bir cismin yok olma hali yada devam etmehali, cisimden ayrı olarak düşünülmelidir. Çünkü kendi halinde olan cisim ayrışma ve birleşme halinde olmaz. Ayrıca cisim çeşitli zamanlarda yok olma vedevamlılık hallerini yaşar. O halde cismin kendisi bunlardan ayrı olmalıdır. Eğer cisimlerin kendi kendilerine devamları mümkün olsaydı , onların dıştan bir faktör olmadan vücut bulmaları da olanaklı olurdu. Yani cisim kendini yaratırdı.
Mutezile alimlerine göre Allah vardı amaalem yoktu. Sonra alem kendi kendine oluştu. Allah da bu alemdedir ayrı değildir. Öyle de devam ediyor. Bu düşünce Tevhid ilkesine aykırıdır.
Cismin temel yapısı ile görünüm veözelliklerinin farklı şeyler olduğu anlaşılmıştır. Araz yada sıfat yine cisimleri anlatmak içindir .Kuran da araz yada sıfatı nesneleri kast ederek kullanmıştır.(Enfal 67 Tövbe 42)ARAZ YADA SIFATLAR ALLAH İÇİN KULLANILAMAZ, ÇÜNKÜ ARAZ OLABİLMESİ İÇİN YARADILMIŞ OLMASI GEREKİR. ALLAH İSE YARADANDIR


Kaynak: KİTABÜ-T TEVHİD

Ebu Mansur el-Matüridi
1050 YIL ÖNCE YÜKSELEN AKIL ALLAHIM YA BUGÜN






Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski